tumblr visit counter
Haziran 2014 Okur Anketimizin Sonuçları

Haziran 2014 Okur Anketimizin Sonuçları: Bir Değerlendirme

Can Başkent

Malum olduğu üzere bir anket yaparak önümüzü görmeye, yolumuzu çizmeye çalıştık. Amacımız, yaz sezonu sonrası yeni yayın döneminde neleri değiştirmemiz gerektiğini anlamaktı.

Anketimize 135 kişi cevap verdi, sağolun.

*

Ankete katılanların yarısından çoğu fiyatlarımızın olması gerektiği gibi olduğunu düşünüyor. Azımsanmayacak bir grupsa ucuz olduğunu işaretledi. Pek az kişiyse pahalı olduğunu düşünüyor.

Sanırım bu, ekitabın maliyetinin olmadığına, hazırlanmasının kolay olduğuna dönük algının bir ürünü. Hayır, matbaaya gidene kadarki editöryal çalışma, düzelti, dizgi ekitapta da aynıdır - en azından bizim ekitaplarımızda. Hatta bazı ekitaplarımızda dizgi çok daha karmaşıktır LaTeX kullandığımız için. Kuşkusuz, matbaa, dağıtım maliyetimiz olmadığı için matbuu kitaptan ucuzuz. Ama bu ucuzluğu daha da düşürebileceğimizi sanmıyorum.

Anket sonuçlarına bakınca kafama takılan ciddi mesele, okur kitlesinin editiöryal emeği yok sayması oluyor. Doğrudur, editörlük kurumu gelişmemiş bu memlekette, bırakın editörlüğü kitap eleştirmenlerinin sayısı bile çok çok az. Haliyle, kitap maliyeti deyince çoğu insanın aklına sadece kağıt, matbaa, dağıtım, kitapçı karı gibi şeyler geliyor. Daha da beteri, sanki insanlar matbaacının kazandığı “helal”, yayıncının ve yazarın kazandığı “haram” gibi bir anlayışta.

*

Yayın politikamıza dair ilginç tepkiler aldık. “Fazla niş” olduğumuzdan, “fazla siyasi” olmaya, “marjinallikten” “kısıtlı kitleye” hitap etmeye dek çeşitli eleştiriler aldık. Doğrudur, Türkiye toplumuna göre marjinal olabiliriz. Ama, veganizmden sünnete, din tartışmalarından tarihe dek yayınladığımız kitapların hepsinin odağı bu kültürün kemiklerine dek işlemiştir aslında. Bir açıdan bakınca aslında, o kadar da marjinal değiliz diyesim geliyor. Hemen her erkeğin sünnetli olduğu, askere gittiği, hemen her insanın et yediği, kemalist eğitim çarkından geçtiği bu toplumda aslında, bırakın marjinali, ayakları yere basan bir bizmişiz diye düşünüyorum ekseri.

Birkaç okurumuz, matbuu yayına geçmemizi ve de çeviri yayınlamamızı istemiş. Buna yanıtımız kesinlikle hayır. Sırf ekitap formatında diye okurlarımızın diye bir kitabı okumamasını aklımız pek almıyor. Meselenin ayrıntıları burada, Sık Sorulan Sorular’da anlatmıştık: http://propagandayayinlari.net/sss.html

Öte yandan, azımsanamayacak oranda destek aldık. Fakat bu desteğin önemli bir kısmı, kitaplarımızı okumayan bir gruptan gelmiş.

*

Ankete katılanların üçte bir hiç ekitap satın almamış, bu grup aynı zamanda PY kitaplarını da satın almamış. Ama yine de bu grubun bir kısmı eskiden kitaplarımızı okumuş.

Anlaşılan o ki, kitaplarımız ücretsizken kitaplarımızı okuyanlar, kitaplar paralı hale geçince kitapları almaktan vazgeçmiş, ama bu grubun, yani PY kitaplarını satın almayan grubun bir kısmı başka ekitaplar almış. Dolayısıyla aslında ekitap satın alan bir kitle bu. Dolayısıyla, doğrudan bir bağlantı kurmamız zor. Tahminimiz şudur: bizi takip eden ama kitaplarımızın çoğuyla pek ilgilenmeyen bir kitle var, bu kitle sadece kitaplarımız ücretsiz olursa bizi takip ediyor. Olur o kadar.

*

Kapaklarımız neredeyse standard bir şekilde beğeniliyor. Birkaç okurumuz, tek tip olduğunu düşünmüş. Nispeten doğrudur, zira aynı grup tarafından tasarlanıyor: İç Mihrak. Ancak dikkat ediniz, kimi kapaklarımız epey deneyseldir yine de..

*

Genel bir eleştiri, kitaplarımızın, genel olarak ekitapların, bilgisayar ekranından okunmasının verdiği hoşnutsuzluk. Hayır, ekitaplar bilgisayardan, arkadan ışıklandırılmalı camdan okunmamalı. Bunun basit, ucuz bir çözümü var: e-ink denen mürekkepli ekrana sahip e-kitap okuyucular, e-reader’lar. Genelde, bu cihazlar kendilerini zaten bir yılda amorti ederler. Bizden kitap aldığınızda zaten bilhassa ePub formatını vurgulamamızın nedeni budur: ePub, ekitap okuyucular için tasarlanmış bir formattır.

*

Bitcoin ödemesi isteyenler olmuş. Ama bu zaten çok uzun süredir mevcut. Bitcoin ödeme engine’i yok, ancak sitemizde her yerde BitCoin cüzdanımızın numarası var, oraya havale yaparak kitaplarımızı alabilirsiniz. Biz, BitCoin kabul eden ilk ve tek yayıneviyiz. Hatırlatalım BitCoin hesap numaramızı: 1LzgR6bwjmoY3Raf7Ycf6wXQT9YWvgmFjm

*

Kitap sayımızı az bulanlar var. Doğrudur. Ancak, 75 milyonluk ülkede bizim yayın çerçevemize giren ve elimize ulaşan dosya sayısı çok az. Genelde, biz yazarların peşinden koşuyoruz (aggressive acquisition policy, diyorlar buna!). Bu konuda okurlarımız da bize yardım edebilir, yazar/dosya önerebilir. Epey esneğiz konu ve içerikte.

Ayrıca, sadece *bir* kadın yazarımız var. Bu konudaki haklı şikayetleri nasıl çözeriz bilmiyorum. Aramıza katılmasını umduğumuz bir iki kadın yazar zorlu nedenlerle (zira kendisi sürgünde) hala aramızda değil. Dahası, kitaplarını yayınladığımız yazarları da erkek oldukları için geri çeviremeyiz. Benzer şekilde LGBT meselelerine dair yayın yapma çabamız da pek ilgi görmedi, bu konu üzerinde çalışan gruplardan.

*

Reklam konusuna da değinilmiş okur yorumlarında. 5 -6 liraya kitap satan, tek varlığı internette olan bir yayınevinin bilinmesi, adını duyurması, hele hele bu istibdat ve medya sansürü döneminde zor, farkındayız. Bütçemiz şu anda reklama el vermiyor. Reklam vermek için kitap fiyatlarını arttırmamız gerekir, ama bunu da okurlarımız istemiyor.

*

Kitaplarımız iTunes ve Google Play’in yurtdışı mağazalarında pahalı. Bu da “sliding scale” denen, alım oranına göre fiyat belirleme politikasının bir ürünü. Arjantinden alırsanız o kadar pahalı değil, İsviçreden alırsanız biraz pahalı. Tekrar anımsatalım, bu mecralarda *da* kitaplarımız DRM’siz. Bu DRM meselesi epey önemsizleştiriliyor Türkiye’de, ama yine de hatırlatalım.

DRM kitapları paylaşmanızı engelleyen teknolojidir. Kendilerine yayıncı veya kitapçı diyen birçok mecra kitaplarını bu şekilde satmakta. Biz buna karşıyız, bizim kitaplarımızda engel yoktur, istediğiniz cihazda istediğiniz kadar okur, istediğiniz kişiyle paylaşırsınız. Dahası her kitabımızın %20 önizlemesi de internette mevcut - google books vs..

Bu minvalde, bir okurumuz istediğin kadar öde seçeneğini önermiş, Radiohead’i örnek göstererek. Bir okurumuz da ücretsiz kitap günlerine dönmemizi. Bunlara hayır demek zorundayız. İstediğin kadar öde, güzel bir yöntem ancak, iTunes/Google gibi mecralarda teknik olarak mümkün değil. Sadece kendi dükkanımızda yapsak, ciddi fiyat ikilemi yaratır, bu nedenle yapamayız. Kimi okurumuz da istediğin kadar öde seçeneğinin aslında daha kazançlı olabileceğine değinmiş. Doğrudur, kimi teorik çalışmalar da var bu meselede. Ancak, bizde bu işe yaramadı. Taa kurulduğumuz ilk günden beri aslında, ücretli versiyonumuz vardı. Ancak, ücretsiz alternatif varken, kimse ciddi ciddi para verip ücretli versiyonu almıyordu. Bu nedenle zaten tamamen ücretsiz versiyonları kaldırdık.

Çok paragözsünüz diyenler varsa, destur, yanıt verelim. Örneğin vicdani ret kitaplarımızdan elde edilen gelirin tümü, bu meselelerde çalışan derneklere aktarılıyor. Türk lirasıyla satış yapan, net gelirin yarısını yazara veren, tüm çıktıları (hosting, e-satış altyapısı vs) döviz üzerinden olan bir yayınevi için, paragöz olduğumuz iddiası pek doğru değil. Kendimizi döndürmeye yeni yeni başladık.

*

Biraz da övgülerden söz edelim mi?

- çok uygun fiata sıradışı güzel kitaplar yayınlıyorsunuz yani bu ülkede iğneyle kuyu kazmaya çalışıyorsunuz.

- Super! Devamini bekliyoruz..

- Ben kendim de yazarım. Bundan sonra büyük olasılıkla hepimiz kitaplarımızı e-kitap olarak basacağız. Bence öyle de olmalı, zira binlerce kitabım var ve hala nasıl onları en faydalı hale getiririm bilemiyorum. Demek istiyorum ki, kitapların internet ortamında basılmaları çok daha mantıklı. Siz de iyi bir başlangıç yaptınız bence.

- beni en cok mutlu eden sey kitaplari DRM'siz satmaniz.

- kitaplarınızın içeriğini entelektüel birikim için oldukça devrimci görüyorum.

- Tek kelimeyle süpersiniz.

- Türkiye'de toplumun ve toplumu idare edenlerin radikal, marjinal ve kötü dediği ne varsa yayımlamaya devam edin lütfen. Zira toplumumuza entegre durumdaki parazitleri başka şekilde alt edebilmemizin imkanı yoktur.

- harun yahya kitapları da satmalısınız bence. [PY’nin kurucusunun Adnan Oktar’a dava açtığını bilen var mı? tabii ki kaybetti.]

- durmak yok yola devam

*

Son olarak bir iki noktayı hatırlatalım.

Ekitaplarımızı sitemizden kolayca alabilirsiniz. Banka kartı (bankamatik vs) ya da kredi kartı (visa, mc, amex) sahibi olmanız yeterli. PayPal üyesi olmanıza gerek yok. Çok isterseniz BitCoin ile de ödeyebilirsiniz. Dikkat ediniz, kitap alırken, eposta bilgilerinizi doğru giriniz zira ekitap size eposta ile iletiliyor.

Her kitabımızın sayfasında, sitemiz dışında da nereden alabileceğiniz yazıyor, linkler veriliyor. Goolge Books ve Scribd üzerinden kitaplarımızın ön izlemesini yapabilir, sayfalarını çevirebilirsiniz.

Kitaplarımız sitemizde en ucuz. iTunes ve GooglePlay’de sliding scale denen, memleketlerin gelir grubuna göre bir fiyat politikası uyguluyoruz. Yurtdışında yaşıyorsanız, bu mecralarda kitaplarımız biraz daha pahalı olabilir. Hoş, yine de dünyanın neresinde olursanız olun, sitemizde TL üzerinden en ucuz fiyata satın alabilirsiniz kitaplarımızı.

ePub formatı, iPad ve tabletler, cep telefonunda ve birçok e-ink’li ekitap okuyucuda kusursuz işliyor. mobi formatı da Amazon’un Kindle cihazı için. Kindle eInk’lerde sorunsuz çalışıyor, en azından bizdeki Kindle’larda..

*

Türkiye’de bu işi yapmak, bir okurumuzun ankette de belirttiği gibi “iğneyle kuyu kazmaya benziyor”. Tek desteğimiz okurlarımız. Bilhassa yayınevimizi duyurmada, ciddi bir (bilinçli ya da değil) medya sansürü varken, tek desteğimiz gene okurlarımız. Bu konuda yardımınızı rica ediyoruz. Gerek dijital sosyal medyada, gerek fiziki sosyal hayatta tanıtımıza yardım etmeniz çok makbüle geçecektir.

*

Sansür demişken..

Türkiyede ekitaplarını DRM olmadan satan yayınevi bilmiyorum. idefix, DR (ki zaten ikisi de Doğan grubuna ait) gibi mecralar DRM ile satıyor ekitapları. Peki DRM nedir? Kısacası DRM satın aldığınız kitapları arkadaşlarınızla paylaşmanızı engelleyen bir mekanizmadır. Satın aldığınız ekitaplar sadece sizin cihazlarınızda çalışır. Arkadaşlarınızla bu ekitap dosyalarını paylaşamazsınız.

Bu ganimetçi bir ekonomik dizgenin ürünüdür. iTunes’un bile artık DRM’siz şarkı satışı yaptığı bu dönemde, hala böyle basit ve çiğ yöntemlerle kitap satan yayıncıların, hele hele bu kadar az kitap okunan bir ülkede var olması, ciddi bir utanç kaynağıdır bizce. Sizden ricamız, DRM’li kitapları boykot etmeniz, en azından takip ettiğiniz yayınevlerini bu konuda uyarmanız.

Tekno-politika bu memlekette pek popüler değil, farkındayız. DRM’miş, açık kaynak koduymuş kimsenin umurunda değil. Ama yine de, hatırlatmamız gerekiyor.

Diğer mesele de, Türkiye’deki birçok kitap dergisinin, entelektüel mecranın ekitabı hala kabüllenememiş olması. Kuvvetle muhtemel hayatlarında hiç ekitap almamış okumamış dinozorlar tarafından idare ediliyor olmaları, kitap eleştirmenliğini büyük yayınevlerinin borazancılığı, neredeyse reklam yazarcılığı olarak gören, ki zira yine bu yayıncılardan reklam alacaklardır, bu gerici ve eski kafa zihniyet bize göre değil. Bu nedenle, kitap dergilerinde ve gazetelerin kitap eklerinde bizi göremezseniz, üzülmeyin. Acıyın bu dimağlara, yeter.

Öte yandan, soğuk kanlı bakınca anlamak kolay. Zira memlekette ekitap denince akla, vatandaşın evde word dosyasına yazdığı müsvetteler ya da internetten indirilen scan’ler, kaçak dosyalar geliyor. eKitap sanki gayrımeşruymuş gibi algılanıyor. Editöryal bir çalışmadan geçmemiş, gerek görsel gerek bürokratik olarak bile kitap olmanın gereklerini yerine getirememiş bu müsvettelerin ekitabı temsil etmediğini söylemek bile abes.

Ayrıca, okurlarımızı “kendin yayınla” sistemlerine karşı uyarmak isteriz. İnternette artık birçok “kendin yayınla” sistemleri mevcut. Word dosyanızı yükleyerek, iki dakikada ekitap “yayınlayabiliyorsunuz”. Nasıl cep telefonuyla fotoğraf çeken herkes fotoğrafçı değilse (ama fotoğrafçılar da cep telefonuyla resim çekebilse de), her word dosyası yaratan da yazar ve yayıncı değildir. Bu tuzağa düşmemenizi öneririz. Söylemeye ne hacet, Propaganda Yayınları böyle işlememektedir. Oldukça katı editöryal kısıtları olan tam teşekküllü bir ekitap yayıneviyiz.

*

Son olarak, iki yazarımız tutsak. Unutmayın!

Zira bu ülkede insanların başına gelebilecek en kötü şeylerden biri cezaevinde unutulmaktır.